Haber

Merdan Yanardağ Silivri’yi anlattı: Osman Kavala sıkı bir futbolcuydu

Televizyonda yaptığı bir konuşmanın montajının yapılmasının ardından tutuklanarak tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen TELE1 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, Silivri’deki günlerini anlattı.

Yanardağ, Silivri’de tutuklu bulunan Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Hakan Altınay gibi isimlerle avukat görüşmeleri sırasında görüşme fırsatı bulduğunu, halı saha maçlarına katılmak için dilekçe verdiğini ifade etti.

Gazeteci Merdan Yadardağ’ın Birgün gazetesinde yayınlanan ‘Silivri’de de hayat devam ediyor’ başlıklı yazısında, “Silivri’de maç günlerini sabırsızlıkla bekliyorum.

“Silivri’de hayat kendine has ritmi, kuralları, kısıtlamaları ve her şeye rağmen tüm canlılığıyla devam ediyor. Haksız, hukuksuz, haksız bir tutukluluğa karşı direniyoruz. Günler geçiyor ve tüm dikkatimizle dışarıdaki hayatı izlemeye çalışıyoruz. Aklımızda sevdiklerimiz, akrabalarımız, dostlarımız, yarım kalan işlerimiz var.

Burada zamanı en verimli şekilde geçirmek önemlidir. Örneğin; sistematik olarak okumak, spor yapmak ve sağlığınızı korumak. Kimsenin ne okuyup okumadığını bilmiyorum; ama muhtemelen “filozof” oluyoruz! Latife bir yana, en pahalı aktiviteyi burada okumak desem abartmış olmam. Kendinizi bırakmamak en hayati tutumdur. Yazmak ve üretmek de öyle.

Açık görüş bildiren avukatlarımızla görüşürken, arkadaşlarımızla da burada bu iş için ayrılan bölümde görüşme imkanı buluyoruz. Fiziksel bir kopukluk olsa bile bağlantı kurabiliyoruz. Yolda da olsa Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Hakan Altınay ve diğer arkadaşlarla konuşuyoruz. Onlar sayesinde buraya geldiğim günlerde -tatil gününe denk gelen, kantinin kapalı olduğu ve tüm yetkililerin izinli olduğu- onların desteğiyle en temel ihtiyaçlarımı karşılayabiliyordum. Değerlidir, teşekkürler.

Bildiğiniz gibi Can Atalay, Somali’de madencilerin hakkını savunduğu gibi, kaçak tarikat Kuran kursunun yurdunda yanarak ölen zavallı çocuklara sahip çıktığı gibi, burada uğradığı haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı şevkle mücadele ediyor, Çorlu tren faciasının sorumlularını yakalıyor. Diğer arkadaşlarımız da aynı şekilde davranmaya devam ediyor. Tutuklanmasından bir gün önce Tayfun Kahraman’ın beyin sarsıntısına karşı alınması gereken tedbirler ve bu kapsamda hükümete yönelttiği eleştirilerden oluşan kitabını uzmanlık alanına göre TELE1 ekranlarında tanıttım. Burada tanıştığım için şanslıydım!

Can, gidene kadar -ki gidecektir- bizim yardımcımızdır. Hatay halkı muhtemelen biraz bekleyecek ama Silivri milletvekili pozisyonunun da değerli olduğunu düşünmek gerekiyor. Can’ı uzun zamandır tanıyorum, birçok oluşumda birlikte yer aldık. TELE1’e sık sık davet edildik, zaman içinde görüşlerimizin birleştiğini ve birebir saflarda yer almak sevindirici. Diğer arkadaşlarımızda aynı şekilde.

***

Silivri’de bir ayı doldurmayı sabırsızlıkla bekliyorum; çünkü bir ay dolduğunda burada halı sahada spor yapma, top oynama ve diğer arkadaşlarımla sohbet etme hakkımı kazanacağım. Sporumu her sabah havalandırma avlusunda yapsam da burada arkadaşlarla buluşmak çok değerli. Özellikle yalnız kalanlar için. Bakalım Canlar ve diğer Gezici arkadaşlarla spora gitmek için dilekçe vereceğim. Umarım bir şey ters gitmez.

Avukat arkadaşlarımızın söylediğine göre bu arkadaşlar heyecanlı maçlar oynuyorlardı. Haftada bir olsa bile eğlenceli. Osman Kavala sıkı top oynuyordu. Hırslı ve katı… Avukat arkadaşlarımız iyi bir “dedikodu” yapmamışsa -olasılık var- bu durum beni şaşırttı; çünkü bir nevi teslimiyet için sessiz ama kararlı ve asil bir direniş gösteren o sakin Osman Kavala’nın sağlam bir topçu olması hoş bir sürpriz. Bu kadar iddialı bir eşleşmeyi Can’ın yapacağını düşünürdüm. Haklı mıyım? Bakalım halı sahada buluşacağımız günleri (az kaldı) sabırsızlıkla bekliyorum. Bir aksilik çıkmazsa kimin nasıl oynayacağını göreceğiz.

Osman Kavala’nın bana avukatı aracılığıyla gönderdiği kitaptan da bahsedebilmeyi umuyorum. Sebastian Haffner’ın “Hitler Üzerine Notlar” adlı eseri kendi alanındaki en değerli eser sayılabilir (İletişim Yayınları, 4. Baskı, 2021).

“Görüldü” işaretli kitabı bitirmek üzereyim. Birkaç kitabı bir arada okumak biraz zaman alıyor. “Nazi Hukuku” konusuna dikkatimi çeken Osman Kavala oldu. Yani suçtan çok kişiye (işe değil, faile) bakan hukuk anlayışı. Bu kanun, suçun işlenip işlenmediği ile ilgilenmemekte, kendisine karşı çıkan ve tehdit olarak gördüğü kişilere yöneliktir. Onlara yöneliktir. Bir suç bulamazsa onu icat eder. Yoruma ve varsayıma dayalı suçlamalara yön verir. Bir kumpas oluşturur. İktidarın FETÖ’den devraldığı ve aktif olarak uygulamaya çalıştığı faşist bir hukuk anlayışıdır. Hepimize karşı açılan davaların temelinde bu anlayış var. Osman Kavala savunmasında çok haklı olarak buna işaret etti. Bana gönderdi, okudum. Bu değerli bir içgörü.

Silivri’deki maç günlerini sabırsızlıkla bekliyorum. Yıllardır hatta on yılı aşkın süredir halı saha maçları oynamayan biri olarak ben de kendime şaşırıyorum. Maç bahane herhalde.” (HABER MERKEZİ)

haberahlat.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu